ÜSKÜDAR'DAN SONRASI DA ZOR Meşhur atı alanın Üsküdar'ı geçmesi deyiminin arkasında, Osmanlı devletinin güçten düştüğü Celali isyanları dönemi vardır. Celalilerin önemli liderlerinden Karayazıcı'nın sloganı, Osmanlı; Üsküdar'dan öteye asker-vergi almasın'dır. Aslında genel anlamda bir İstanbul eşkıyası, Üsküdar'dan öteye geçti mi, izini kaybettirirmiş. Bu yüzden İstanbul'da büyük vurgun vuran soyguncular, Üsküdar'a varır, bir de at alıp, Anadolu'nun derinliklerinde kaybolurlarmış. Yani bu deyimi kullanmak, hırsızlığı itiraf gibi bir şey. Artık geri dönüşü olmayan kayıplar için kullanılıyor. Üsküdarı aşan eşkıyayı kimse aramazmış. İkitdar da geçen ve daha önceki seçimlerdeki oldu-bittileri, atı alan Üsküdar'ı geçti diye anlatmıştı. İktidar partisinin, iktidarda kalma stratejisi, Üsküdar'ı geçme üzerine. Oysa bazı hırsızlar. Üsküdar'dan sonra da kovalanır. Çünkü bazı hırsızlıklar büyüktür ve çalınan şeyin sahibinin unutmaya niyeti yokt...
Posts
- Get link
- X
- Other Apps
DEDİKODU, KOMPLO TOPLUMU Ben bu dedikodu meselesini daya yeni yazmıştım ( https://onbinkitap.blogspot.com/2023/02/dedikodu-cihadi.html ). Daha geniş olarak almaya karar verdim. Çünkü dedikoduculuk ülkemiz için ciddi bir mesele. Çünkü ülkemizde uzun süren, yoğun dedikodular, gerçek gibi algılanıyor, hatta yanlışlığı kesinleşse bile gerçek muamelesi görüyor. Çünkü dedikodu toplum için bir ceza yöntemi. Çoğu kez amaç o kişiyi incitmek, yaralamak ve itibarına zarar vermek. Linkini verdiğim eski yazımda da belirttiğim gibi çoğu kezde planlı yapılan bir iş. Üstelik fazlası ile de etkili. 2017 KPSS'ni hatırlayalım. seksen milyonluk ülkede beş milyon kişi sınava girdi. Sebebi de FETÖ'den atılanlar yerine yeni personel alınacağı dedikodusuydu. Oysa atılanların yarısı kadar bile kamuya personel alınmadı. İktidar partisinin tabanının, dedikodular ve onlardan oluşan efsanelere inanmaya aşırı eğilimi var. Bir kere sınıfta öğrencilere bir youtube kanalının, bo...
- Get link
- X
- Other Apps
NOMENKLATURA'NIN TASFİYESİ VE DEĞİŞİMİ Filozof ya da felsefeci çocuk gibi olmalı, everen ile ilgili hayretini hep korumalı denir. Ben de çocuklar gibi, yeni öğrendiğim kelimeleri cümle içinde kullanmayı seviyorum. Nomenklatura denen bu telaffuzu Türkçe'de zor kelime, egem sınıf ya da elitler demekmiş. İlk olarak ilginç bir şekilde, Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku için kullanılmış.Yazarı Rusya'dan topladığı bilgilerle batıya kaçan bir KGB ajanı ama yayıncı ve çevirmeni de antikomünist ve uzun bir dipnotla, komünist olmayan ülkelerde nomenklaturanın istisna olduğunu uzun bir dipnotla açıklıyor. Oysa her rejimin nomenklaturası vardır. Bu nomenklatura da sık sık değişir. Ülkede yüz yirmi kadar aile 1923, bir o kadarı da 1950'den itibaren 2002 ve hatta daha sonrasına kadar babadan oğula milletvekilliğ devşirdi. 1999'dan itibaren güç kaybeden bu nomenklatura, 2002'den itibaren de azaldı. 2013'den ve hatta daha öncesi 2002'den beriberi giderek azalan nom...
- Get link
- X
- Other Apps
BEKLEDİKÇE ÖFKE ARTACAK İktidar depremde hırsla kalktı, zararla oturmaya başlıyor. Karizması, bir sokak-mafya karizması olduğunan özür dileyip, hatalarını düzeltemiyor. Geri vitesi çoktansöküp atmışlar. Oysa devlet yönetmek, çok ince manevralar ister. Bunlarda ise dümdüz kabadayılık var. Şu anda ilk planı seçimleri geciktirmek. Çünkü beceriksizlikleri çok açık ve bu da oy kaybı demek. Planları, aradan zaman geçince, insanlarık kendi çabaları ile olan düzelmeleri kendi hanelerine yazıp, oy kazanmak. Diğeri de seksen öncesi sağ partilerin yarım bıraktığı, bölgeyi Alevisizleştirme işini tamamlamak. Ahbab ya da Babala'ya rakşı çıkmasının bir sebebi de bu. Fısrat bu fırsat, mümkün olduğunca çok Alevi'yi göç ettirtelim derdindeler. Oysa iktidarlar ve partiler, tıpkı insanlar gibi fırsatçılık yaparken kaybeder genelde. Bu depremde bazı müteahitler, kendi binalarının yıkıntıları altında öldü, unutmayalım. Politikacıların da pek çoğu da kendi yıkıntıları altında ölür. Bu sefer ...
- Get link
- X
- Other Apps
ASIL SARSINTI ENKAZ KALKTIKTAN SONRA Bu büyük depremin siyasi sonuçları da büyük olacacak. Bu büyüklüğün tek sebebi, yıkımın büyüklüğü ve müdahalenin küçüklüğü değil; halka karşı tavrın da küçüklüğünden. Reis ve bakanlarının yüzünde hiç bur yok. Hele reiste sadece öfke ve nefret var. Yüz ifadesi, filmlerde ve çizgi romanlardaki kötü adam karakterlerinin, karikatürize yüz ifadesi gibi. Normal zamanda o yüz ifadesiyle karikatürünü çizze dava açabilir. Üstelik o yüz ifadesi, Mesut Yılmaz'ın çok fazla poker oynadığı için yüzüne yapışan pokerface ifadesi gibi, bu nefret ifadesi de kaç gündür yüzüne yapışmış. Hem o, hem de bakanları (ve diğer şukerası) depremzedelere karşı bir nefret duygusu içinde. Depremzedelere ve halka sürekli parmak sallıyorlar. Olağan üstü hali de, olası depremzede isyanı için ilan etmiş durumdalar. Oysa bölgenin dindar, sağcı ve Sünni halkına öyle copla, tomayla falan giremezsiniz. Beyaz Sarayı basan Trump yanlılarından bir kaç tanesi öldü ama o k...
- Get link
- X
- Other Apps
YENİ MÜLTEZİMLER-DAĞITIM ŞİRKETLERİ Mültezimlik denen kurum, 1925 yılında aşar vergisinin kaldırılması ile ortadan kalkmıştı. Aşar ya da öşür denen vergi, 1925'de kaldırılınca, mültezimlik denen meslek tarihe gömülmüş, vergi toplama işi, devletin vergi memurlarına kalmıştı. Bu meslek özelleştirmelerle tekrar hortladı. 12 Eylülden beri basında belli kalemler ve belli basın organları sürekli bir özelleştirme destanı yazıyordu. O kadar çok özelleştirme yapıldı ki, özelleştirme idaresi bile kapandı. Özelleştirilen pek çok fabrika da kapandı. Özelleştirme öyle anlatıldığı gibi ucuzluk getirmedi. Özellikle de elektirik ve doğal gaz dağıtımı özelleşince, ucuzluk yerine pahallılık geldi. Bu dağıtım şirketleri ne üretmekte? Görünüşte üretilen elektiriği dağıtmaktalar. Elektirik dağıtımının aksamamasından da sorumlular. Oysa elektirk eskisinden daha çok oluyor ve elektirik kesildiğinde geri gelmesi daha uzun sürüyor. Sokak aydınlatmaları da eskisinden daha az. Sözleşmelerine...
- Get link
- X
- Other Apps
HALK GENE TUZAĞA ÇEKİLİRKEN (EYT VE 3600) İktidar, gene halkı tuzağa çekiyor. Bol bol vaat verip, yasaları mecliste oyalıyor. Yeni bir enflasyon ve yıkım patlaması o akadar yakın ki, seçimi erkene almalarının asıl sebebi bu, haziran'a verecekleri vaat kalmayabilir. Diğer yandan öyle halka herşeyi verecek kadar parası da yok. Her şey seçimleri atlatmaya yönelik, vaat ettikçe vaat ediyor, sonra da erteledikçe erteliyor. Halkın çoğu da biliyor ki, seçimin ertesi gününe kalanlar, sonsuza kadar kalacak. Bu yüzden de seçmen, bir şeyler istemeye devam ediyor. Bu da bir yandan iktidara oy kaybettiriyor. Çünkü seçmen 2002 öncesi zihniyete dönüyor. İktidarı doğrudan nakit veya doğrudan fayda talebi ile yönetmek. Yeşil kartı çoktan unuttuk. Yeşil kartlılar hastanelerim sde, hem ücret vermiyor, hem de çoğu kez öncelikliydi. Belki halen öyledir ama artık yeşil kart çıkarmak o kadar kolay değil, ortalıkta o kadar çok yeşil kartlı yok. Oysa bir ara ortalık yeşil kartlıdan g...