Posts

Showing posts from November, 2020
  YANDAŞINI YİYEN ZULÜM  Uzun süredir konuşulan bir şehir efsanesini, sebepleri ile açıklamak üzereyim. Evet, genel anlamda solcular daha müreffeh yaşıyor. Süper zenginlerin tamamı AKP'li ama süper fakirlerin de öyle. Orta halli ya da hali vakti yerinde olan insanların çoğu muhalif. Sebebi de bu iktidarın, kendisine destek verenleri daha fazla fakir bırakması. Çünkü iktidar yalan söylüyor ve destekçileri bu yalanlara daha çok inanıyor, beklentiye giriyor. Bunu şöyle bir örnekle anlatayım. Şimdi bir işe on kişi var ve bin kişi başvurdu ise bini de AKP'den en az birini tanıyordur, beş yüzü en az iki tane tanıyordur ve iki yüz tanesinin işi garantidir. Sonuç yüzlerce kişi için hayal kırıklığıdır. Sonra neden eskisi gibi alkışlar yok diye sitem ediyorlar. Sürekli AKP'li birilerinden yardım ve torpil-adam kayırma beklentileri,  sürekli AKP'li birilerinden küsüşler birbirini izliyorlar. İstiyorlar ki bu yağmanın paylaşımında ortaklar artsın, ganimet eşit üleştirilsin.  Oys...
  ORYANTALİZM'DE SONUN BAŞLANGICI  Oryantalizm, tam çevirisi ile doğu bilim demektir. Doğulular bizden her şeyiyle farklıdır, onları kendimiz gibi yapmaya çalışmamalıyız,  onları olduğu gibi kullanalım demektir ve aslında özellikle kuzey Avrupalılar, kendileri dışındaki tüm Dünya için uyguladıkları siyaseti anlatır. Hatta Uzay Yolu dizisinde farklı gezegenlerdeki  akıllı canlı formlarına da benzer tavırlar gösterirler. Yani bu davranış, batılı dediğimiz insanları kişiliğine işlemiştir. Hatta Avrupa'da sosyal demokratlara, Türkiye'de sağ partilere oy veren gurbetçiler de benzer kafa yapısına sahiptir.  Bunun sonucunu yer yüzünde Hristiyanlığın en büyük mezhebi Roma Katolikliği oldu. Çünkü coğrafi keşiflerin ve deniz aşırı sömürgeciliğin öncüsü İspanya ve Portekiz, egemen oldukları ülkelerin halkını Katolik yapmak için uğraştı ve bunda da başarılı oldu. Oysa İngilizler, Fransızlar, Hollandalılar, Almanlar ve Belçikalıların böyle bir derdi olmadı. Hatta İngilizler,...
  DÜZENİN SADIK BÖLÜCÜLERİ VE RADİKALLERİ  İnsanlar muhalifleri düzenden ayrı ya da siyasetçileri gerçekten kavgalı zannederler. Oysa düzen muhalif ya da muhalif göründükleri ile bir bütündür. Mesela Efeler, Osmanlı döneminde Ege'nin düzeninin bir parçasıydı. Kapitülasyonlar gereği kurulan tütün rejisinden tütün kaçırıyor, piyasaya ucuz tütün sürüyordu. Cumhuriyetle beraber kapitülasyonlar bitince, tütün rejisi de ortadan kalkınca efelik sadece folklorik bir unsur haline geldi.  Osmanlının son yüz yılında efeler yüzünden  Ege bölgesi güvenli bir yer olamadı. Osmanlı çok fazla asker ve sivil can kaybı yaşadı. Efeler, zeybekler ara ara özel ve genel aflarla dağdan indi. Pek çoğu ovada tutunamadığı için tekrar dağa çıktı. Meşhur Çakıcı'ın en az dokuz kere af ile dağdan inmişliği vardır. Aslında Osmanlı zeybekleri çok da bitirmek istemedi. Onlar sayesinde sadece tütün değil, incir-zeytin gibi ürünler de el altından piyasaya sürülüyordu. 12 Eylül terörü bitireceği iddiası...