KAREN FOGG'UN EPOSTALARI HAKKINDA AKP iktidara gelmeden hemen önce, 2002 Mayısında ciddi bir skandal patlak vermişti. Türkiyen'in Avrupa Birliği temsilcisi, yani büyükelçi Karen Fogg'un eposta kutusunun kilidi kırılmış ve Doğu Perinçek'e yakın Aydınlık gazetesinde ifşa edilmişti. (Zaten epostaları da o kitaplaştırdı) Kitabı bana yıllar sonra hatırlatan, Hikmet Çiçek'ini Fetö'nün Solcuları adlı kitap oldu. Kendisi o zamanın Graham Fuller'i. Daha sonra Fuller, Fogg'un gizlice yaptığı şeyleri, açıktan açığa yapıyor. Fogg, Türk tarihinin hakkından gelmek diyor, Fuller Kemalizm aşılmalıdır diyor mesela. Ben Karen hanımın epostalarına döneyim. Epostalar kitabın som bölümünde bir kaç sayfadan oluşuyor. Perinçek, o zamanlar basında ve kamuoyunda oluşan tepkileri de derlemiş. Tepkiler denilince, o zamanlar dikkatimi çekmemişti ama özel haberleşmeye çok önem veren (??) Fetö tayfası nedense bu olayı özel hayata müdahale olarak görüp, eleştirmiş; hatta b...
Posts
Showing posts from January, 2021
- Get link
- X
- Other Apps
RUSYA'YA TELEGRAM HARACI Bir Amerikan atasözü, siyaset sahnesinde büyük devletler kabadayı, küçük devletler kadın gibi davranır der. Sağcıların Abdülhamid denge politikası, benimse Eyşan politikası dediğim iki veya daha büyük devlete oynama politikası artık daha az işe yaramakta. (Bu tanımı Ezel dizisinin sık sık taraf değiştiren kadın karakterinden aldım) İşe yarasa bile kabadayılar, istediğini almadan yardım etmez. Abdülhamid, Rusya ile İngiltere anlaşınca, Almanya'yla anlaşmak zorunda kalmıştı. Almanya'da demiryolu ihalesi alıp, demiryolu yakınlarında bir sürü kapitülasyon almıştı. Demiryoluna 10 kilometre civarındaki madenleri işletme, mahsulü öncelikli alma hakkını aldı. Bu demiryolu sayesinde Almanya, 1910-13 yıllarında, sömürgelerinden (Kamerun, Tanzanya, Togo ve benzeri) alabildiği pamuktan daha fazlasını, gene bu sömürgelerinin maliyetinden daha düşük fiyata almıştı. Şimdide yeni Osmanlıcılık heveslileri aynı duruma düşüyor. Önce a...
- Get link
- X
- Other Apps
ACI GERÇEK-MAYISA KADAR AŞI YOK Gündem her zamanki gibi çok meşgul. İktidar daha da meşgul etmek için uğraşıyor. Yarım yüz yıla yaklaşan yaşamımda gördüğüm üzere, iktidar, bir şeyleri saklamaya veya unutturmaya çalışıyordur. İktidar arasındaki çelişkiler fazlası ile göz önünde artık. Dünürlerin gazetesi sırf gazeteci güdüsüyle Aleyna Çakır davası ile uğraşmıyor. Ümit Can Çakır'ın instagram hesabını haklayanlar neden bazı mesajları yayınladı da, bazılarını yayınlamadılar? Şimdilik dünürler ve diğer unsurlar, gerilimi koparan ve yeni 17-25 Aralık yada 15 Temmuz yapan olmak istemeyeceklerdir. Öte yandan asıl konumuz başka, aşılar nerede? Türkiye'nin Avrupa üyeliği gibi ha bire erteleniyor bu konu. Acı gerçek, iktidarın elitleri, seçkinleri çoktan ve en iyisinden aşılandı. Dikkat ederseniz artık toplum içinde çok rahatlar. Yoksa o rakılı, müzikli eğlenceyi Iraklı diplomatlara vermezlerdi. Sağlıkçılara verilmeyen aşılar da, kameralar önünde yandaş sanatçılara...
- Get link
- X
- Other Apps
15 TEMMUZ'UN UNUTTURULMAK İSTENMESİ İktidarın iki de bir edebiyatını yaptığı 15 temmuz darbe girişimi iki noktadan unutturulmaya çalışılıyor. İlki malum darbeyi yapan grubu nasıl besleyip büyüttüklerini unutturmaya çalışıyorlar. Bu sadece 18 yıldır ülkeyi yöneten parti ve onunla el ele, diz dize olan parti başkanının değil, tüm Türk sağının ve sağcılarla işbirliği yapanları problemi. Sağcı politikacılar ve onların solcu görünümlü işbirlikçileri, bu örgütün sanki 17 aralıkta birden bire çıkmış, 15 temmuzda da darbe yapmaya kalkmış gibi göstermeye çalışıyor. Oysa bırakın Fetö'yü, Sait-i Kürdi (Aslına uzun süre bu ad ile yazmıştır, alay için böyle demiyorum)'yi bile okusanız, aynı sinsilik ve ülkeyi darbe ile ele geçirme çabasını görürsünüz. Mesele başkentte, önceki büyükşehir belediye başkanının, tam genel kurmay kavşağına koyduğu ve yeni başkan tarafından kaldırılan kol saati heykelleri, saat kaçı gösteriyor ve bu saatin hangi saat olduğuna dikkat ettiniz mi?...