OH ÇEKMENİN SONU AH ETMEKTİR İster takdir-i ilahi deyin, ister evrenin cevabı, yapılan kötülüklerin illa bir bedeli vardır. Hatta Mevlana'nın dediği gibi bu bedeli de çoğunlukla güvendiğiniz zalim, kendisi verir. Oh demenin çeşitli şekilleri vardır. Bunlardan birisi bombalar patladıkça oyumuz artıyor demektir. Bunu dedikten sonra muhalefet partisi kurmaya kalkarsan, sana da oh olsun değil, beter ol derler. 17-25 Aralık operasyonları sonrasında ve yolsuzluklar ortaya çıktığında, çalıyorsa bizim paramızı çalıyor demek de böyle bir oh olsun deme şeklidir. Aslında denilmek istenen, sizden çalıyorlar, bize vereceklerdir. Şimdi daha da fakirleşmiş olarak, ellerim kırılaydı da oy vermeyeydim diyorlar, anlamı çaldıklarını bize dağıtmadılar, bize de vermedilerdir. Ben elim kırılsaydıcıların ellerini bir çekiçle bizzat kırma arzusundayım. Oh denilen parti tün belediyelerin, kayyum ataması ile kaybetmedi, pek çok belediye başkanının da oh çeken bakanın partisine tran...
Posts
Showing posts from December, 2020
- Get link
- X
- Other Apps
KİMSEYİ KUCAKLAYASIM YOK Doksanlı yılların, daha doğrusu iki binli yılları da içeren yetmez ama referandumu öncesinin sloganıydı. İnsanları İslamcılığa alıştırmak için de kullanılmaktaydı. Bu kucaklama sözünü geçen gün okuduğum bir makaleyle gene hatırladım. Köşe yazarı hanım, AKP'nin alternatif baro ve oda açamaması ve benzeri bazı başarısızlıklarından heyecanlanmış ve bir şeyler karalamış. Sağcı kitlenin kucaklanmasından bahsediyor. Kucaklayacaksa muhalefet partileri kucaklasın ben zaten devlet memuru olarak kucaklarındayım ve bir an önce emekli olup, onlardan uzaklaşacağım günleri bekliyorum. Zaten kucaklayacağız, iyiyiz diye tepemize çıkmadılar mı? Ha, siyasi partiler, esnaf gibi; gelene yok diyemiyor bir türlü. Yıllarım sağcıların, dincilerin arasında geçiyor. Müdürlerim ya ülkücü, ya tarikatçı, görünüşte çok iyi insanlar. Yüzlerine karşı bir şey ispat edemesiniz zira onlara göre harp, hiledir. Onların fikirlerine saygı gösterip, tartışmaya açmanız bile,...
- Get link
- X
- Other Apps
BİTECEK OLANLAR Şimdi öyle pembe tablolar çizip, az kaldı demeyeceğim. Mesele iktidardan ne zaman gideceklerinden çok, nasıl gidecekleri meselesine döndü. Öyle seçim yenilgisini kabul edecekler gibi durmuyorlar, onları bizler kovalayacağız. İktidar, tekrarlanan İstanbul büyükşehir belediyesi seçimlerinden bu yana tabanını daha fazla kaybediyor, bu yüzden de söylemlerinde daha da saldırganlaşıyor. Tabanı da hem kendisinden, hem de dinden uzaklaşıyor. İktidarın durumu, yetmişler Sovyetlerinden daha kötü, Sovyet Komünist partisi en azından taraftarlarını memnun edebiliyordu, iktidar bundan da yoksun olmaya başladı. Tek desteği tarikatlar da yavaş yavaş dökülmeye başladı. Önce bir zamanlar tıklım tıklım alış veriş yapılan kermesleri boşaldı. Sonra davetlerine sadece bedava yemek meraklıları gider oldu. İsmail Ağa'nın üç yüz yıllık gettosu Çarşamba mahallesi de dökülüyor artık. Yıllarca yabancıya ev satmayan semt sakinleri, Balat'ın genişleyen kafe turizminin cazibesine e...