TARIMI KÖYLÜLERİN ELİNDEN ALMAK

                             Ağustos 2015’de Redhack isimli hacker grubu, o zamanların tarım bakanı olan Mehdi Eker’in de yer aldığı bir toplantının ses kaydını yayımladı. Kayıt, bakan hariç kimlerin katıldığı belirsiz bir sempozyum ya  da çalıştaya aitti.
             Konuşmaların özü, görünüşte masumane bir şekilde tarım ve hayvancılığın sorunları idi. Ancak bir konuşmacının sözleri şok ediciydi. Konuşmacı, bu tarım işini köylülerin elinden almamız gerekiyor demişti.
             Bu sözlere itiraz eden de olmamıştı. Köylüler yapamazsa, bu tarım işini kimler yapar diyen yoktu? Sahiden, köylüler yapmazsa, kimler yapacak bu işi?
          B u sözleri söyleyen kişi muhtemelen büyük bir tarım çiftliğinin veya şirketinin sahibi veya üst düzey yöneticisi falandı.  Onun bu sözlerine bir itiraz değil, aksine destek gelmiştir.
      Ses kaydının diğer ilginç bir özelliği de Bakan hariç kimsenin adının söylenmemesi. Acaba toplantı bir çeşit gizli oturum mu? Bütün bunlar hiç sorgulanmadı ve dikkat çekmedi.
             Patlıcanın bulunmadığı, sebzelerin karne ile satılmasına ramak kaldığı şu günlerde bu sözleri daha net anlarız. 2015 ‘den bu yana, Konya büyüklüğünde bir tarım alanı terk edildi.
             Bu süreçte pek çok politika ile tarım ve köy yaşamı bitirildi.  Zaten en az on yıldan fazladır süren bir politikalar zinciriydi ve son 3 yıldır da hızlandı.
             Bu politikaların neler olduğunu, kendimce sıra ile anlatayım. Önce mazot, gübre gibi tarımsal girdilerin önce yüksek vergilerle, sonra gübre fabrikalarının özelleştirilip, kapatılması ve ithale mecbur bırakılması ile hızlandı.
             Önce hastalık bahanesi ile Türkiye’nin patates deposu Niğde, sonra tüm Kapadokya, şimdilerde de 25 ilde patates ekimi yasaklandı. Böylesi pek çok ekim yasağı uygulanmaya başlandı.
             Size de tuhaf gelmiyor mu, ülkemizde bir tarım ürünü pahalandığında hemen ithalat kapıları açılıp, gümrükler düşmekte ama aynı şey sanayi ürünlerinde olmamakta.
             Bu kadar girizgahtan sonra, komplo teorimizi doğrudan ifade edelim. Bu iktidar küçük çiftçiyi bitirmek istiyor. Yerine de söz konusu kayıtta konuşan kişi gibi büyük tarım-gıda firmalarını koymaya çalışıyor.
             Şehre göç eden kitlelerden de Bangladeş gibi tekstil imalatı, Tayland gibi elektronik montaj ve benzeri şeyler üreten ucuz iş gücü üretmek.
             Bu süreçte de köylülerin tarlaları (çok verimli, stratejik, su altı falan olmadıkça) satın alınmayacak, kiralanacak. Terk edilen tarlalar da otlak olarak kullanılacak.
             Buna hayal diyecekseniz, öyle ise Suriye iç savaşı öncesi, ÇÖZÜM SÜRECİ diye, PKK’nın palazlanması ve köylüye dağıtılacak yalanı ile Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi tesadüf müydü?
             Ben sadece kafamdaki şüpheyi yazdım.
             O videoyu da Mehdi Eker’in ses kaydı diye arayın, bulacaksınız.

Comments

Post a Comment

Popular posts from this blog