GERİ DÖNMESİZ HATA
Zuzugwagen'dan bahsetmiştim. Hani satrançta ne yaparsanız mecburen hata ya da taş kaybı olacak durumu anlatan Almanca bir terim.
Sonra fark ettim ki, benzer bir durum, iskambil oyunlarında da oluyor, özellikle elin sonlarına doğru. Her hamlenizle sayı-puan kaybediyorsunuz.
Aslında hem mata, hem de zuzugwagen'a giden yolda pek çok hata yapılır ki, bu hatalardan biri geri dönüşü olmayan hatadır.
Bu hata eğer yeni başlamışsanız genelde en başta olur. Hani İsmet İnönü'nün bir sözü vardır:
'Savaş, yığınakta kazanılır veya kaybedilir'
Satrançta açılış, iskambil oyunlarnda protokol-konuşmalar-ihale zamanında olur.
Aslında savaşın her aşaması, bir sonraki aşama için yığınaktır. Bazı hataların telafisi çok zordur, hatta nihai yenilgiye kadar yoktur.
Şu anki iktidar da 2 büyük hata yaptı. İkisi de geri dönmesiz
İktidarın 1 Mart yenilgisine sebep olan çok şey vardı. Paralı poşetler, emeklilikte yaşa takılanlar, memurlara 2600 göstergenin verilmemesi, doların 3 buçuk liradan 7' e bir kaç ayda fırlaması, soğan başta olmak üzere gıda fiyatlarında aşır artış vs vs. Cumhurbaşkanlığı seçimi ile, yerel yönetim seçimleri arasındaki bir kaç ayda olan oy kaybının sebebi olabilirdi.
Bence en esas sebep Rahip Bronson'un ve Deniz Yücel'in serbest bırakılmasıydı. Doğrusu bu iki kişi ve bazı kişilerin A.B.D, Almanya ve bazı devletlerin baskısı ile serbest bırakılmasıydı.
Muhafazakar, sağcı kitle Erdoğan'a, Van Minut olayı ile aşık olmuştu. Oysa burada düpedüz korkaklık etmişti.
Bunun sebebi ülke ekonomisinden çok, ülke burjuvazisinin batılı sermayenin kompradoru olması da olabilir bence. Onlar, iktidar partisi üyelerinin ve yakınlarının işletmelerini batırabilirler.
1 Mart seçimlerini, gönülsüzce kabullenip, çaldılar diye gene CHP suçlansaydı, kendi seçmenini koruyabilirdi.
Ya da ikinci geri dönüşümsüz hatayı yapmasına engel de olunabilirdi.
İkinci geri dönüşümsüz hata, Öcalan kardeşlerin yıkanıp, yağlanması idi.
Hele Osman Öcalan'ın mektubunun  okunması hepten hataydı.Zira herkes olayı panik ve kaybetme korkusu olarak algıladı. İstanbul seçimlerinde büyük farkın sebebi de buydu.
Zira Recep Tayyip Erdoğan, övülmüş ve yüceltilmiş bir lider olarak, erkekliği yere düşülmemeliydi, tükürdüğünü yalamamalıydı.
Alman filozof ve sosyolog Max Weber'in karizma  dediği şey, aslında bu yüceltilmişliktir ve bu yüce şahıs en zor anlarda bile sözünden dönmemeli,  acımasız olmalı ve korkmamalıdır.
En sonunda %10'a yakın devasa fark da, bu karizma dediğimiz yüceltilmişliği yerle yeksan etmiştir.
Reis ve AKP elbette bir günde ve bir anda yerle yeksan olmayacaktır.
Lakin artık geri dönüş de yoktur.

Comments

Popular posts from this blog