NOMENKLATURA'NIN TASFİYESİ VE DEĞİŞİMİ Filozof ya da felsefeci çocuk gibi olmalı, everen ile ilgili hayretini hep korumalı denir. Ben de çocuklar gibi, yeni öğrendiğim kelimeleri cümle içinde kullanmayı seviyorum. Nomenklatura denen bu telaffuzu Türkçe'de zor kelime, egem sınıf ya da elitler demekmiş. İlk olarak ilginç bir şekilde, Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku için kullanılmış.Yazarı Rusya'dan topladığı bilgilerle batıya kaçan bir KGB ajanı ama yayıncı ve çevirmeni de antikomünist ve uzun bir dipnotla, komünist olmayan ülkelerde nomenklaturanın istisna olduğunu uzun bir dipnotla açıklıyor. Oysa her rejimin nomenklaturası vardır. Bu nomenklatura da sık sık değişir. Ülkede yüz yirmi kadar aile 1923, bir o kadarı da 1950'den itibaren 2002 ve hatta daha sonrasına kadar babadan oğula milletvekilliğ devşirdi. 1999'dan itibaren güç kaybeden bu nomenklatura, 2002'den itibaren de azaldı. 2013'den ve hatta daha öncesi 2002'den beriberi giderek azalan nom...
Popular posts from this blog
HALK GENE TUZAĞA ÇEKİLİRKEN (EYT VE 3600) İktidar, gene halkı tuzağa çekiyor. Bol bol vaat verip, yasaları mecliste oyalıyor. Yeni bir enflasyon ve yıkım patlaması o akadar yakın ki, seçimi erkene almalarının asıl sebebi bu, haziran'a verecekleri vaat kalmayabilir. Diğer yandan öyle halka herşeyi verecek kadar parası da yok. Her şey seçimleri atlatmaya yönelik, vaat ettikçe vaat ediyor, sonra da erteledikçe erteliyor. Halkın çoğu da biliyor ki, seçimin ertesi gününe kalanlar, sonsuza kadar kalacak. Bu yüzden de seçmen, bir şeyler istemeye devam ediyor. Bu da bir yandan iktidara oy kaybettiriyor. Çünkü seçmen 2002 öncesi zihniyete dönüyor. İktidarı doğrudan nakit veya doğrudan fayda talebi ile yönetmek. Yeşil kartı çoktan unuttuk. Yeşil kartlılar hastanelerim sde, hem ücret vermiyor, hem de çoğu kez öncelikliydi. Belki halen öyledir ama artık yeşil kart çıkarmak o kadar kolay değil, ortalıkta o kadar çok yeşil kartlı yok. Oysa bir ara ortalık yeşil kartlıdan g...
BANKACILIK KRİZİ Mİ GELİYOR? Uzun zamandır sulandırılan ve bence bilinçli olarak sulandırılan bir haber var. Beşli çeteye, beşli çete demek yasakmış gibisinden bolca espri yapılıyor. Beşli çeteye, beşli çete yasaklanmış, beşli çiçek diyecekmişiz gibisinden şakalar havada uçuşuyor. Yasadaki üç yıl hapis cezası kaldırıldı ama yasa çıkacak gibi. Oysa yasa ilgili kimsenin fark etmediği bir ayrıntı var. Yasa müteahhitler ya da sanayici-tüccar kesimi için değil. Cumhuriyet gazetesi ekonomi yazarı Çiğden Toker, bu yasanın finans kurumları ile ilgili olduğunu söyledi. Yani yasa büyük ölçüde bankalar ve yalancı bankalar diyebileceğimiz faizsiz finans kurumlarını kapsıyor ve onlar aleyhine yayın yapılmasını ağır cezalarla yasaklıyor. Yasadan hapis cezası kaldırılma sebebi de hapsin, para cezası ya da engellemeden daha ses getirici olması ve paniği arttırma ihtimali. Eskiden sık kullandığımız bir deyim vardı. Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü? Sahi niye öptü? Dur...
Comments
Post a Comment