Suriyeliler üzerine herkes karışık duygular içinde.
Benimse kafamda komplo teorileri var. Komplo teorileri sorularla başlar (tıpkı felsefe gibi).
Sormamız gereken  ilk soru, normal olmayan ne var ki komplo teorisine ihtiyaç duyuyoruz.
Yardımlar üzerinden gitmeyeceğim. Zira ekonomik ve sosyal yardımlar, göçmenleri veya mültecilerin yaşaması için şarttır.
İkincisi suç oranları ve durumları, göçmenlerde her zaman suç oranları yüksek olur diyeceğim ama burada sorun, devletin polisinin bu göçmen suçluları fazlası ile hoş görmesi, müdahalede aceleci maması ve neredeyse bazı suçluları koruyup, kollamasıdır. Oysa yapılması gereken, güvenlik güçlerinin (asker-polis vesaire) göçmenlerin suçlarına karşı hassas ve daha erken müdahale etmesidir.
Sormamız gereken soru, bu suçla mücadelede aksaklık mı var, kasıt mı? Varsa kastın sebepleri neler?
Bu konu epeydir kafamı kurcalıyordu. Yılmaz Özdil'in bir yazısından sonra ben de bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim.
Yazıda fark ettiğim ayrıntı, Suriyelilerin, Türkleri özellikle kendi mahallelerinden, kendi usulleri ile kovması idi. Gece, sabahlara kadar yüksek sesle konuşmalar, koridora bilerek çöp yığmalar, yok yere kavga çıkarım, onlarca Suriyelileri bir anda yığmak vs vs...
Burada Yılmaz Özdil'in yazmadığı şey, Suriyelilerin, mümkün olduğunca AKP'lilerin yoğun olduğu yerlere yerleşmesi ve bir yerde AKP'li çoksa, oralarda daha saldırgan olması.
Bunu sebebi belki  de AKP'lilerin daha uysal ve itaatkar olması.
Diğer yandan Suriyeliler ile ilgili ilginç olaylar da oluyor.
Mesela bayram için Suriye'ye gidenlerden, geri gelmeyenlere telefon ediliyor, mektup yazılıyor, neden dönmüyorsunuz diye.
Sonra Suriye'de belli bölgelerde sivil halk,  tek koridor Türkiye'ye doğru olmak üzere kuşatılıyor. Yandaş medya da bunu manşetlerle haber yapıyor.
Tamam, Suriye'de savaş var, ondan geliyorlar ya Afganlar ve Pakiler neden geliyorlar?
Tamam, Afganistan'da El Kaide var ya Pakistan?
Gelenlerin  önemli bir bölümü de öyle kafamızdaki sersefil ve zavallı mülteci profiline uymuyor. Pek çoğu lüks dairelerinde, lüks içinde yaşayıp, daha önce belirttiğimiz çöp dökme ve gürültü etme eylemleri ile komşularını, eve yeniden Suriyeliler veya kendi memleketli mülteciler getirmek üzere, kovmakla meşguller.
Bunlara bakarak mevcut iktidarın mülteci kollayan bir iktidar olduğunu düşünüyorsunuz.
Oysa konu Orta Asya Türkleri, Iraklı Kürtler veya Uygurlar olunca, o kadar da mülteci kollanmadığını görüyorsunuz.
Hatta Suriyeli Kürtlerin devlet makamlarında yeterince destek görmediklerini ve iktidar tarafından hırpaladığına da gayet yakından da şahittim. Yani gerçekte Suriyeli Araplar ile Kürtler arasında ciddi ayrımcılık yapılmakta.
Sonuçta olan şey bir mülteci akını değil, rabıta ve benzeri örgütlerce satın alınmış iktidarın, ülkeyi Arap istilasına alet olmasıdır.

Comments

Popular posts from this blog