DONUNUZA KADAR GERİ VERECEKSİNİZ
İktidar, biz bize yeteriz sloganıyla tarihin en başarısız yardım kampanyalarından birini sürdürmekte.
İşin ilginç yanı her referandumda, her türlü kampanya da koşa koşa çekim yapan, ben de varım diye haykıran ünlülerden hiçbiri bu kampanya için video çekmedi, ben de varım demedi. Devletten devasa arazileri, yurtları alanlar, ben de varım demedi. Ha bire duygusal reklam yapan marka vakıfları da yok ortada.
Çünkü bu öyle üç otuz para ile ortaya çıkmak olmaz. Ciddi para dökmek gerek. Oysa siz bu fakir halka, ancak onlardan aldığınız paranın küçük bir kısmını bile vermek istemiyorsunuz. Halk işsizlik ve ücretsiz izin kıskacında kıvranırken, siz lüks evlerinizden canlı yayın yapıp, havanızı attınız.
Şimdi kampanyanız o kadar başarısız ki, kısa mesajlar bize gelmeye başladı, cevap verin diye.
Siz halkın bu durumundan bile bir şeyler kapma sevdasındasınız. Kanalları, barajları yapın, madenler açın, doğayı yıpratın, katilleri, sapıkları salıverin; niyetiniz bu.
Oysa bu karantina umduğunuz ya da kamuoyuna anlattığınız gibi çabuk bitmeyecek. Cuma gecesinin faciasını bu ülke çok fena ödeyecek.
Karantina ciddi uygulanmıyor. Virüs sadece hafta sonu değil, mesai saatlerinde de yayılıyor. Sınırları delik deşik ettiniz. Irak ve İran koronadan kırılıyor. Ülkede hastalık daha başlamadı bile.
Öte yandan bu hastalık, sihirli değnek değmişcesine bitse bile, ekonomik kriz bitmeyecek. 1998'de Tayland uzak Asyayı, 2008'de Yunanistan Avrupa Birliğini uzun sürecek krize soktu. İtalya İspanya ve böyle dev ekonomiler ülkemizin en büyük alıcısı-satıcısı.
Yani bu virüsün yaratacağı ekonomik kriz düşündüğünüzden daha büyük olacak. Bu yaz zaten geçti, hatta kış turizmi için kış ta geçti.
Eninde sonunda devlet, o zengin ettiklerinizin parasına ve hatta kendi paranıza dokunmak zorundasınız. Kendi zenginlerinizi de kızdıracaksınız. O çılgın projelerimiz de yarım kalacak.
Ve eninde sonunda o kutsal iktidarınız sona erecek ve tüm aldıklarınızı geri vereceksiniz. Hatta hesabınız, öfkemizin başlangıcı 12 eylül, hatta daha önceki aldıklarınızdan başlayacak.
Üniversite diye devletten hibe olarak alıp, devasa konut ve avm'ler kurduğunuz arsalar, hileli ihale ve ihale bile olmadan aldığınız çok kazançlı işler, uyduruk sohbet etkinlikleri için aldığınız yüzbinler ve sayımayacak onlarca şey, hepsini ve daha fazlasını geri vereceksiniz.
Çünkü adalet, hem devlet anlamında mülkün temelidir, hem de gayrı menkul ya da servet anlamında mülkün temelidir. Eğer devlet yoksa, o senetler. tapular, hatta banknotlar kağıt parçasıdır. Köpeğin idrarı kadar değeri yoktur. Bu idrar en azından hayvanın mülkünü dişleri ve pençeleri ile koruyacağını gösterir.
Halit Narin, 12 Eylül olduğunda, bu güne kadar hep işçiler gülmüştü, bundan sonra biz güleceğiz demişti.
O gün geldiğinde Halit Narin gibilerinin, hatta torunarının bile gözünde yaş kalmayacak.
Comments
Post a Comment