ÜMİT YOKSA KORKUDA YOKTUR
Salgın günleri iktidarın beceriksizliğini ortaya çıkardı. Maske dağıtmayı beceremediği gibi, dağıta bildiklerine de 5 tane verebildi. Ekonomi sür'atle dibe doğru gidiyor ama halen yapabildiğiniz zengini daha da zengin etmek.
TÜSİAD ve bilumum zenginlerin altın çağındayız. Ürettikleri aynı, hatta daha az üretiyorlar ama servetlerine servet katıyorlar. İşçilerin sesi kesilmişti, şimdi tüketicilerin de sesi kesildi. Neden ürünlerin pahalı olduğu artık ticari sır.
Tarikatların, mafyanın ve tarihi eser kaçakçılarının da altın çağı. Belgesellerde bile bu antikalar iki sene önce Türkiye'de bir müzede sergileniyordu diye açık açık söyleniyor.
Şu günlerde iktidar ve yanlılarının en iyi yaptığı iş, tehdit etmek. Yanında bira iyi gider radyo programına sözü için üç gün kapatma cezası verilirken, ölüm tehditleri için büyütülecek bir şey değil deniliyor.
Eksik olan bir şey var, bu iktidar döneminde her zaman olan pembe haberler  gelmiyor. Ne katar Emrinden gelecek olan kırk elli milyar dolar, ne yerli araba, ne bir yerlerden fışkıracak petrol, uranyum ve benzeri değerli maden haberi var. Verecek ümidiniz yok.
Verecek ümidiniz yoksa, parlak gelecek haberiniz yoksa, kendi kitlenizi nasıl bir arada tutacaksınız? O kitleye verdiğiniz başı dik, dünya devletine ne oldu?
Bu yoksulluk ve umutsuzluk, şimdiden gençliği sizden uzaklaştırdı. Hele sırf üç beş otelcinin karı için yaptığınız üniversite sınavı faciasından sonra, gençliği tekrar geri kazanmanız çok zor.
Peki geri kalanlar, onları ne vaatlerle tavlamıştınız?
Tehditte şöyle bir gerçek vardır ki, korkutan, kendisi de korkuyor demektir.
Hele konu siz olduğunda, bu çok büyük bir korku olabilir. Çünkü iktidarı kaybederseniz, her şeyden ötesini kaybedeceksiniz.
Muhalefeti tehdit etmek boş iş. Zaten yapacağınızı yapacaksınız. Muhalefet ölmüş eşek ve kurttan korkmuyor. 
Asıl korkmanız gereken bu umut verip de umutsuz bıraktığınız dindar, gelenekçi kalabalık.Onlara umut vermezseniz, her şey boş.

Comments

Popular posts from this blog