KİMSEYİ
KUCAKLAYASIM YOK
Doksanlı
yılların, daha doğrusu iki binli yılları da içeren yetmez ama referandumu
öncesinin sloganıydı. İnsanları İslamcılığa alıştırmak için de
kullanılmaktaydı.
Bu
kucaklama sözünü geçen gün okuduğum bir makaleyle gene hatırladım. Köşe yazarı
hanım, AKP'nin alternatif baro ve oda açamaması ve benzeri bazı
başarısızlıklarından heyecanlanmış ve bir şeyler karalamış. Sağcı kitlenin
kucaklanmasından bahsediyor.
Kucaklayacaksa
muhalefet partileri kucaklasın ben zaten devlet memuru olarak kucaklarındayım
ve bir an önce emekli olup, onlardan uzaklaşacağım günleri bekliyorum. Zaten
kucaklayacağız, iyiyiz diye tepemize çıkmadılar mı? Ha, siyasi partiler,
esnaf gibi; gelene yok diyemiyor bir türlü.
Yıllarım
sağcıların, dincilerin arasında geçiyor. Müdürlerim ya ülkücü, ya tarikatçı,
görünüşte çok iyi insanlar. Yüzlerine karşı bir şey ispat edemesiniz zira
onlara göre harp, hiledir. Onların fikirlerine saygı gösterip, tartışmaya
açmanız bile, surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes, ey kahpe
rüzgar, ne yönden esersen diyerek, iyi niyetinizi zaafa çeviriyorlar.
Şimdilerde
sağcılık çöküyor, adım adım çöküyor. 2002'de merkez sağ denen ucube çökmüştü.
İyi parti veya iktidar partisinden çıkma diğer oluşumlarda buna deva olmayacak.
Şu anki 40 yaş üstü kuşak, dinciliğin altın nesli. Arif Nihat Asya, Osman
Yüksel Sergengeçti gibi yazarlar ellili, hatta kırklı yıllarda
bekliyorlardı. Beklenen nesil, beklenen adam geldi ve beklenmedik
yoksulluk getirdi. Dolayısı ile yeni nesil, eski neslin düşüncelerini
anlamıyor. Gelecek umudu yok, giderek yoksullaşıyorlar ve bir ömür boyu beyni
tütsülenmiş ebebeynlerini anlamıyor
İktidar
bloğu için işler gittikçe sarpa sarıyor ve patlama yakındır. Patlama derken
GEZİYİ ANLAMAYIN. Gezi patlama DEĞİLDİ, gezi sadece sibobtan gaz
kaçışıydı. Pıst diye değil de,zart diye, biraz gür bir gaz kaçışıydı ve
soldandı. Mevcut patlama sağdan olacak. Sağcı kitleler yoksulluğa katlanır ama
umutsuzluğa kimse katlanamaz. Kuru ekmek yiyorlarsa aç değiller,
üniversiteler fuhuş yuvası gibi sözler, gençliği gerer.
Bu
kitleler öyle ya da böyle solcu olacak. Şimdilik seçtiklerinin kendilerine
yaptıklarına inanamıyorlar. Bu yağmayı yiyenler çoğalacak zannediyorlar, zira
bu gazanın en önündeydiler. Yağmada en fazla payı beklerlerken,
yağmalandıklarını görünce affallıyorlar. Üstelik eski Türkiye'nin TÜSİAD ve
benzeri zenginleri, daha da zenginleşirken, bunlar yeni düzene destek
verdikleri halde fakirleşiyor. Sonra ellerim kırılaydı da, oy vermeseydim
diyorlar. İçimden bir çekiç alıp, tek tek ellerinin tarak kemiklerini kırmak
geliyor.
İktidarı
elde tutan dinamiklerin en büyüğü suç ortaklığı. Bu iktidar, sadece 18 yıllık
icraatı ya da Milli Görüş-Milliyetçi Hareket-Aydınlık ve benzeri olarak değil,
1950'den beri egemen Türk sağı olarak yıkılacak. Sadece devletten ihale alıp,
duran beşli çete değil; kamu mallarını yok pahasına alan ve şu günlerde bolca
Atatürklü reklam yapan holdinglerde bundan kurtulamayacak. Daha sınavlarda hile
yapan on binler, belki de yüz binler var. Onların da iktidarı destekleme
sebebi, yargılanma korkusu. Devasa servet aktarılan tarikatları da unutmayalım.
Oysa o
tarikatların en devlet destekli olanlar bile, yemek vermedikleri kuran
okumalarına katılacak birilerini bulmakta zorlanıyor. Gelenler de yemekten
sonra gidiyor, oysa daha kuran okuyacaktık.
İktidar,
her şeyiyle bir Arap diktatörlüğü gibi başladı. Amerika Birleşik Devletleri,
Avrupa, neoliberaller ve tarikatların yardımı ile iktidara geliş; devlet
ihaleleri ve özelleştirmelerle servetine servet katan süper zenginler,
toplumda kutuplaşma ile başlayan mutlu yıllar. Derken Avrupa- Amerika ve tüm
batı devletlerine heyheylenmeler, batı kamuoyunu yavaş yavaş karşına alma,
Amerika'ya karşı Çin ve Rusya ile anlaşma ve yükselen muhalefet.
Siz
bakmayın, seçim olsa da iktidardan gitmeyecekler denmesine, doksanlar da
dincilerin iktidarına asker engel olur muhabbeti vardı.
Şimdi
ise içimde bir oh olsun duygusu var, iktidara oy verdik, başımıza bu mu
gelecekti diyenlere, evet bu gelecekti diyorum. İktidar ne kadar zamanda düşer
bilmiyorum ama uzadıkça yandaşların canı daha da yanacak, iktidarın içinden
yeni yeni fetöler, Adnan Hocalar çıkacak. Ben kimsey, kucaklamıyorum, aklınız
varsa, daha fazla canınız acımadan dönün.
Comments
Post a Comment