OH ÇEKMENİN SONU AH ETMEKTİR

 İster takdir-i ilahi deyin, ister evrenin cevabı, yapılan kötülüklerin illa bir bedeli vardır. Hatta Mevlana'nın dediği gibi bu bedeli de çoğunlukla güvendiğiniz zalim, kendisi verir.

Oh demenin çeşitli şekilleri vardır. Bunlardan birisi bombalar patladıkça oyumuz artıyor demektir. Bunu dedikten sonra muhalefet partisi kurmaya kalkarsan, sana da oh olsun değil, beter ol derler. 17-25 Aralık operasyonları sonrasında ve yolsuzluklar ortaya çıktığında, çalıyorsa bizim paramızı çalıyor demek de böyle bir  oh olsun deme şeklidir. Aslında denilmek istenen, sizden çalıyorlar, bize vereceklerdir. Şimdi daha da fakirleşmiş olarak, ellerim kırılaydı da oy vermeyeydim  diyorlar, anlamı çaldıklarını bize dağıtmadılar, bize de vermedilerdir. Ben elim kırılsaydıcıların ellerini bir çekiçle bizzat kırma arzusundayım.

Oh denilen parti tün belediyelerin, kayyum ataması ile kaybetmedi, pek çok belediye başkanının da oh çeken bakanın partisine transfer olması ile kaybetti. Bu transferler hiç tartışılmıyor. Tıpkı şu günlerde hapiste olan genel başkanın, yetmez amayı sözde boykotlayarak desteklemesi, gezi de darbeyi görmesini de unutmamalı. 

Tarih oh diyenlere oh çekilmesi ile dolu. Son Almanya'dan kovulan aile, Alman politikasında oryantalizmin bitme işareti. Artık iki taraflı davranan gurbetçiler Avrupa'da barınamayacak. Bir kere Amerika'nın düşmanı olunca, yaptırımlar sadece o temsili işlerle mi olacak sanıyorsunuz?

Ülke hukuk açısından kapitalizmin en ilkel halini bile yürütemez hale geldi. 2021 iktidar için daha zor geçecek

Comments

Popular posts from this blog