BİTECEK OLANLAR
Şimdi
öyle pembe tablolar çizip, az kaldı demeyeceğim. Mesele iktidardan ne zaman
gideceklerinden çok, nasıl gidecekleri meselesine döndü. Öyle seçim
yenilgisini kabul edecekler gibi durmuyorlar, onları bizler kovalayacağız.
İktidar,
tekrarlanan İstanbul büyükşehir belediyesi seçimlerinden bu yana tabanını daha
fazla kaybediyor, bu yüzden de söylemlerinde daha da saldırganlaşıyor. Tabanı
da hem kendisinden, hem de dinden uzaklaşıyor.
İktidarın
durumu, yetmişler Sovyetlerinden daha kötü, Sovyet Komünist partisi en azından
taraftarlarını memnun edebiliyordu, iktidar bundan da yoksun olmaya başladı.
Tek
desteği tarikatlar da yavaş yavaş dökülmeye başladı. Önce bir zamanlar tıklım
tıklım alış veriş yapılan kermesleri boşaldı. Sonra davetlerine sadece bedava
yemek meraklıları gider oldu. İsmail Ağa'nın üç yüz yıllık gettosu Çarşamba
mahallesi de dökülüyor artık. Yıllarca yabancıya ev satmayan semt sakinleri,
Balat'ın genişleyen kafe turizminin cazibesine engel olamıyor. Oysa Çarşamba'ya
12 eylül, 28 şubat bile dokunmamış, dokunamamıştı. Doksanlı yıllarda esnafın
dükkanı kilitlemeden cumaya gitmesiyle meşhurdu. O zamanlar halk, cemaat üyesi
olmanın güvencesi paha biçilemezdi. İsmail Ağa'nın Çarşambası, Dev Yol'un
Fatsa'sı gibi simgeydi ama artık yok.
İnstagram'da
takip ettiğim bir harita sayfasında, Çekostovakların, Avusturya-Macaristan
sınırını işgal edip, Yugostlavya ile ortak sınır oluşturma, Yugostlavya
ve Bulgaristan'ın da içinde katılacağı bir Slav birliği kurma hayallerini
öğrendim, tarih de iki dünya savaşı arası. 1990'dan sonra sadece
sosyalist-komünist ütopya değil, Slav birliği ütopyası da çöktü.
Türk
soylu devletlerin devlet başkanları en azından arada bir toplanıyor. Türkiye
ile Azerbaycan, can ciğer kuzu sarması. İlham Aliyev, Türk kamuoyundan gelen
tepkiler üzerine 10 kasımdaki zaferin kutlamasını 8 kasıma çekti. Zira bu
savaş, Türkiye'nin desteği olmadan kazanılamazdı.
Bizde
denir ya, Adriyatik'ten, Çin Seddi'ne Türkçe konuşarak gezebilirsin diye, asıl
Adriyatik'ten Alaska'ya kadar Slav dilleri ile gezebilirsin. Polonya, Çek,
Bulgar, Ukrayna, Sloven, Slovak vs, bunlar hep birbirine çok benzer. O kadar
ki, Türkiye Türkçesi ile Kazak, Kırgız ya da Uygur'la anlaşabilmen, konuşmak
çok zordur. Çuvaşça, Yakutça ve Halaçça ile ise imkansızdır.
Slavlar
ise, ortak dillerine ve Rusya'nın olağan üstü gücüne rağmen bir araya gelmeyi
bırakın, mevcut birlikleri Yugostlavya ve Çekostlovakya'yı da parçaladı. Ayrıca
Sovyetler birliğinin dağılması, 19. yüy yılın Rus ideolojilerinden, Ortodoks
Hristiyanlar birliğini de parçaladı. O kadar ki, Ukrayna Ortodoks patrikliği
Rusya'dan ayrıldı.
Bu
iktidarla beraber de sadece İslamcılık ve tarikatlar yıkılmayacak, PKK ve
Ülkücülük de yıkılacak. Lakin yerlerini yeni ideolojiler dolduracak.
Şu
anda bu başlamış durumda, Tarikatlar, devletle ilişkilerinin en güçlü olduğu
dönemde Çarşamba mahallesini kaybedecek kadar güçsüzleşiyorlar. MHP resmen
iktidarın ortağı ama Ülkü ocakları dolup, taşmıyor.
Comments
Post a Comment