RUSYA'YA TELEGRAM HARACI

Bir Amerikan atasözü, siyaset sahnesinde büyük devletler kabadayı, küçük devletler kadın gibi davranır der. Sağcıların Abdülhamid denge politikası, benimse Eyşan politikası dediğim iki veya daha büyük devlete oynama politikası artık daha az işe yaramakta. (Bu tanımı Ezel dizisinin sık sık taraf değiştiren kadın karakterinden aldım)

İşe yarasa bile kabadayılar, istediğini almadan yardım etmez. Abdülhamid, Rusya ile İngiltere anlaşınca,    Almanya'yla anlaşmak zorunda kalmıştı. Almanya'da demiryolu ihalesi alıp, demiryolu yakınlarında bir sürü kapitülasyon almıştı. Demiryoluna 10 kilometre civarındaki madenleri işletme, mahsulü öncelikli alma hakkını aldı. Bu demiryolu sayesinde  Almanya, 1910-13 yıllarında, sömürgelerinden (Kamerun, Tanzanya, Togo ve benzeri) alabildiği pamuktan daha fazlasını, gene bu sömürgelerinin maliyetinden daha düşük fiyata almıştı.

Şimdide yeni Osmanlıcılık heveslileri aynı duruma düşüyor. Önce aşı için Uygurları Çin'e sattı. Üstelik bunu açıktan yaptı. Bazıları da gizlice oldu. Ben sadece FSB (eski KGB)'nin MİT ya da benzeri yerel destek almadan Türkiye'de o kadar çok Çeçen lideri öldürebileceğine inanmıyorum. Tutuklanamayan Uygur liderleri şüpheli bir şekilde ölmeye başlayabilir.

Alman aşıları iktidarın en üst seçkinleri için. Diğerleri ve sağlık çalışanları için Çin'den gelen üç milyon doz bitince, şovları da bitecek. Aşılar bir de halkı sakinleştirmek için. Bu yüzden aşılar,  taksit taksit gelecek.

Rusya'ya ödenen ilk haraç, hiç kullanılmayacak olan s-400 füzeleri oldu. Şimdi de ülke halkı Telegram uygulamasına geçmeye teşvik ediliyor. Bip ise bazı polis birimlerinde, hatta çoğunda zorunlu olan haberleşme sistemi. Watsapp'a göre bazı üstünlükleri var belki ama Watsapp'ın bu kadar kötülenme sebebi, Rusya'ya Telegram üyesi kazandırarak, bir çeşit haraç verilmesidir.

İşin acısı ülke olarak iktidarda olanlar daha çok haraç vereceklerdir.

Comments

Popular posts from this blog