SAĞDAN
PATLAMAYI BEKLERKEN
İktidar uzun uğraşmaları ve aşırı provakasyonları sonucu solun
sibobunu açtı. Patlama demiyorum çünkü bence Gezi bile benim gözümde patlama
değildi, sibobtan gaz kaçışıydı. Türkiye'de patlamalar ve gaz kaçışları,
Meşrutiyetten bu yana sol taraftan olur. Sağ böylece bütün suçunu, günahını
muhalefette olan sola atarak, yeni bir parti kurarak yoluna devam eder.
Oysa şu an ekonomi öyle bir çıkmazda ki, sol cidden patlasa bile,
toplum rahatlamayacak. Boğaziçi müdahalesi ize zaten iktidardan
uzaklaşmış Z kuşağı hepten kaybedildi. Sağın ana omurgası olan esnaf ve çiftçi
de yavaş yavaş uzaklaşıyor. Boğaziçili Şeyma, CHP'nin rozet taktığı çarşaflılar
ve yönetici yaptığı türbanlı avukatla kıramadığı, türbanlı solcu olmaz algısını
tek başına kırdı.
Sağı rahatlatmaya solu patlatmak ve ezmek yetmez. Çiftçinin
traktörü, tarlası üzerindeki hacizleri kaldırcaksınız. esnafın en azından borç
faizini sileceksiniz. Maddi açıdan bu kadar sıkışmış çiftçi ve esnafla, hiç bir
iktidar, hele sağ iktidar hayatta kalamaz. Bu topluluğun isyanı da, solcu
kitlelerin isyanına benzemez. 28 Şubat, türbanlı kadınlara copla dalmanın
bedelini önce 1999seçimlerinde merkez sağ ve solun ölümü, sonra 2002'den
beride eski sistemin yıkılışı ile ödedi.
İktidar, elindeki medya gücünü de kullanarak, kamuoyunu ve
muhalefeti çok iyi yönlendiriyor olabilir. Ancak mecazi değil, meail,
yani gerçekten karnı aç kalma anlamında aç kalmaya başlayan kitleler onu daha
ne kadar destekleyecek?
Bekleyip, görmemiz gereken konu budur.
Comments
Post a Comment