O
OTELLERİ VE EVLERİ DE ORMAN YAPACAĞIZ
Bu
yangınların sabotaj olduğu ve iktidarın sabotajı olduğu kabak gibi belli artık.
Bu iktidarın sonunun hızla yaklaştığı da o kadar belli. Ormanlar başta olmak
üzere, bu iktidarın yıkımlarını nasıl onarırız diye şimdiden düşünmeliyiz. Bu
onarımın sadece bu iktidarın değil, 12 Eylül 1980 sabahından beri yapılan
yıkımların onarımı olmalı.
Bir
de, merak ettiniz mi, neden hiç yanan lüks otel yok? Onlar yangından nasıl
kurtuluyor?
Onarmamız gereken şeylerin başında da, doğamız gelmekte. Sadece ormanlar değil,
kırlar, tarlalar, sulak alanlar ve vahşi sulama ile aşırı sömürülen doğamızı da
tedavi etmeliyiz. Bunun için sadece ağaç dikmek yetmez, ağaç dikme politikamızı
da gözden geçirmeliyiz. TEMA'nın aklına uyup, makilikleri çamlık yaptık, sonucu
görüyoruz.
Olmayan
tarım ve hayvancılık politikamız da başka bir sorunumuz. Mera ve yaylaların,
lüks villalar olmak üzere imara, şenlik adı altında, ortalığa bir sürü çöp
bırakan kalabalık etkinliklere maruz kalması da bir sorundur. Bu tür
etkinlikler sıkı denetlenmelidir.
En
büyük sorun ise, bir sürü imar affı ile işgal edilmiş binaları ve inşaatları
yıkmak ve araziyi temizlemek. Tarım ve doğa, sadece bizim değil, doğanın da
geleceği.
Bunun
için iktidarı devirmek yetmez. Sonrasında da kararlı, korkusuz ve hatta
acımasız olmalıyız.
Comments
Post a Comment