SARHOŞ YIKILDIĞI YERE KADAR YÜRÜR
1995
seçimlerinde MHP'nin barajı aşma umudu doğmuştu. Bir önceki seçimde Refah
partisi ile yapılan zoraki baraj aşma ittifakı (Aykut Edibali'nin minicik
Islahatçı Demokrasi partisini saymıyorum), her iki partinin de barajı aşma,
hatta Refah'ın birinci parti olma ihtimali karşısında dağılmış, her parti kendi
hikâyesinin yazmaya karar vermişti.
O
sırada partinin genel başkanı olan ve herkesin başbuğ diye hitap ettiği ve
halen Ülkücülerin, hakkında konuşurken, adını anmak yerine başbuğu dedikleri
Alparslan Türkeş, yapabileceği en büyük hatayı, hatta hataları yaptı.
Aday seçerken, teşkilatların fikrini almak bir yana, teşkilatların en nefret
ettiği kişileri aday gösterdi. İşin daha kötüsü, dünürünü, dişçisini, doktorunu
ve etrafındaki benzer kişileri, mümkün olan en iyi seçim bölgelerinin, en üst
listelerinden aday gösterdi. Sonuçta hem seçmenini, hem te parti
teşkilatlarını küstürdü. Milliyetçi Hareketi ben yönetsem, bu kadar, bu kadar
kötü yönetemezdim. O zamanlar ben de herkes gibi, acaba bir bildiği mi var, bu
adam yalnız değil ki, otuz yıldır partiyi yöneten adam diye düşünüyordum; meğer
bir bildiği yokmuş. Meğer burnunun dikine gidiyormuş. Annem bu durumlar
için, bırak sarhoşu yıkıldığı yere kadar gitsin der, ama sarhoşlar şoför ya da
önder olduklarında pek çok kişinin ve hatta ulusun da yıkılmasına yol açar.
MHP'nin şu anki hali, Türkeş'in 1995'de dişçisini mebus yapma hevesi, MHP'nin
şu anki halinin sebebidir. (Uzun uzadıya analiz etmeyeceğim.)
Tarihte
böylesi sarhoşça hatalar çok ama aklıma bu geldi. Alkol ve keyif verici
maddeler, belki de en az sarhoş eden şeylerdir. En büyük sarhoşluk, hırs ve
arzuların ortaya çıkardığı sarhoşluktur ve böyle sarhoşluklar hem mikrobik
hastalıklar gibi bulaşıcıdır, hem de ayılma öyle kolay kolay olmaz. Ülke
kurucularına iki ayyaş diyenler, yağma sarhoşluğuna yenik düşmekte. Yıkım
zamanı geldiğinde, ne gizli gizli vatandaş ettikleri mülteciler, ne de parasını
yedikleri körfez şeyhleri onları kurtarır.
Bize
düşen, onlar düşerken, ülkenin de düşmemesini ya da düştüğü yerden kalkmasını
sağlamaktır.
Comments
Post a Comment