BANKACILIK KRİZİ Mİ GELİYOR?
Uzun zamandır sulandırılan ve bence bilinçli olarak
sulandırılan bir haber var. Beşli çeteye, beşli çete demek yasakmış gibisinden
bolca espri yapılıyor. Beşli çeteye, beşli çete yasaklanmış, beşli çiçek
diyecekmişiz gibisinden şakalar havada uçuşuyor. Yasadaki üç yıl hapis cezası
kaldırıldı ama yasa çıkacak gibi.
Oysa yasa ilgili kimsenin fark etmediği bir ayrıntı var. Yasa
müteahhitler ya da sanayici-tüccar kesimi için değil. Cumhuriyet gazetesi
ekonomi yazarı Çiğden Toker, bu yasanın finans kurumları ile ilgili olduğunu
söyledi. Yani yasa büyük ölçüde bankalar ve yalancı bankalar diyebileceğimiz
faizsiz finans kurumlarını kapsıyor ve onlar aleyhine yayın yapılmasını ağır
cezalarla yasaklıyor. Yasadan hapis cezası kaldırılma sebebi de hapsin, para
cezası ya da engellemeden daha ses getirici olması ve paniği arttırma ihtimali.
Eskiden sık kullandığımız bir deyim vardı. Bayram değil, seyran
değil, eniştem beni niye öptü? Sahi niye öptü? Durduk yerde finans
kuruluşlarının çok mu itibara ihtiyacı vardı? Ya da birileri finans
kuruluşlarının itibarını linç etmek için pusuda mı bekliyor? Finans
kuruluşlarına bir şey diyen mi oldu?
Yoksa bu yasa, 1993 5 nisanı ya da 1999 anayasa kitapçığı krizi
gibi büyük bir bankacılık krizine karşı halkın uyanmaması ve daha fazla para
kaybetmesi için bir tuzak mı? Şimdi buna önermenin karşı argümanı var.
Bankacılıkla ilgi sıkı düzenlemeler var, neredeyse hepsinin de Borsa
İstanbul'da hissesi olduğundan, kamuoyuna bilançolarını açıklama zorunlulukları
var.
Birincisi bu yasaların pek çoğu Kemal Derviş'ten önce de vardı ve
ikincisi, asıl can yakacak husus, pıtırak mantarlarının bahar yağmurları ile
her yerde bitmesi gibi biten faizsiz finans kurumları ile nasıl işledikleri
belirsiz sözde emlak kurumları ile elimizde ne gibi veriler var?
İşin doğrusu bu kriz çıkmak için 2023 seçimleri sonrasını mı
bekliyor?
Nacizane bir önerim olacak. Yazım kurallarına ve anlatım bozukluklarına dikkate ediniz.
ReplyDelete