KOPYA SKANDALINDA NEDEN TUTUKLAMA YOK?
Ülkemizde günden hızlı değişiyor ve pek çok şeyde gözden
kaçıyor. Milyonlarca insanı mağdur eden -KPSS sınavı tekrar yapıldı. ÖSYM'den
bir kişi bile görevden alınıp, tutuklanmadığı gibi, skandala sebep olan
dershane de, Youtube kanalı dahil, yerli yerinde. Yani değişen bir şey yok.
İnsanların sınava ikinci defa girip, masraf yapacak olmaları dışında.
Diyeceksiniz ki, sınav parası alınmayacak. Siz hiç düşünmüyor musunuz, bu
insanlar cumartesi ya da pazar da olsa, işlerinden izin alıyorlar. Sınav
her yerde yapılmıyor, bazen de her il merkezinde yapılmıyor. İl merkezlerinde,
büyük şehirlerde, sırf sınav için otellerde kalınıyor, akraba-tanıdık yanlarına
gidiliyor. Kırılan umutlar ve hayaller de cabası.
Benim ki de laf mı? Koskoca milletvekil, rüşvet aldığını kameralar
önünde itiraf etti de ne oldu? Konu itiraf ederken başının açık olmasına geldi.
Soruşturma açacak savcı yok, çünkü HSYK doğrudan cumhurbaşkanına bağlı. 2010'un
meşhur yetmez ama referandumunun ana konusuydu HSYK'nın yapısı. HSYK'yı
siyasete bağlayarak, oradaki kemikleşmiş grupları yıkacaksınız. Evet, yıktınız,
bravo, hadi gene öğünün, demokrasi peşindeydik deyin. İstanbul'da bir hastane,
yatalak hastalarla alay eden hastane bir günde kapanıyor ama kırk beş çocuğa
tecavüz edilen öğrenci yurdu, bir öğretmen ceza aldıktan sonra, vakfı ile
beraber dimdik ayakta. Siz de bütün bu tecavüzler olurken, devleti geçtim,
vakfın diğer yöneticileri nerede diye sormadınız.
Koca ÖSYM ya da kırk yıla yakındır ÖSYM'nin her ihalesini rakipsiz
alan, Doğramacı ailesine ait Tepe Holding ve dolayısı ile Doğramacı ailesine
ait Meteksan şirketinde bir kişinin bile savcılıkça ifadesi alınmadı ama ÖSYM
sınavlar yapmaya devam ediyor.
Bir de farkında mısınız, uzun zamandır sınav birincileri ya
açıklamıyor ya da halkın gözüne sokulmuyor. Muhalif kitlenin en büyük
yanılgısı, tarikatlarla ilgili olarak 2002 yılını baz almaları. Oysa FEM
dershaneleri 1990 ya da 91-92'den itibaren her sene üniversite sınavı
birincileri çıkarıyordu. Yani o yıllar ve belki de daha önceleri ne kadar uzanıyor
bu kopya meseleleri. Siyasal İslamcılar, 12 Eylülden itibaren aşırı güçlenmeye
başladılar. 12 Eylül gardrop Atatürkçüsü ve tarikat koruyucusuydu. Sol, ezilmek
bir yana, sindirilirken, dincilik ve tarikatçılık yükseldi. Özal açıkça
Nakşibendi (hatta annesi özel bir kanunla, Nakşi bir şeyhin mezarının yanına
gömdürdü), Demirel ise, Said-i Nursi'nin yıllarca sürgün yaşadığı Isparta
milletvekili oldu. Ecevit bile her yere tarikatçıları getirdi.
İşte böyle bir canavarla mücadele ediyoruz. Şimdi utanması ya da
çekinmesi de yok. Kopya çekildiği belli ama ne tutuklama var, ne de görevden
alınma.
Comments
Post a Comment