7 HAZİRAN 1 KASIM ARASINI HATIRLAMAK
İktidar bildiği silahlarla savaşıyor, herkes öyle yapar. Hele de
başarılı olmuşsa. Son Taksim patlaması da, ''aklı başında' herkese 7
Haziran seçimlerinden sonra olanları hatırlattı. Arka arkaya sivilleri ve daha
doğrusu muhalif seçmeni hedef alan on bonbalı saldırı, pişkince oylarımız
artıyor açıklamaları ve seçimi tekrar kazanış. Halka sinen korku, sıradaki
hedef neresi.
7 Haziran-1 Kasım arasındaki bonbalı saldırılarda, ilginçtir
hiç asker-polis (görevde olan ) ölmedi. Oysa bu yür terör saldırılarında
güvenlik görevlileri ilk hedeftir. Meşhur gar patlamasında ölen yüzden fazla
kişi arasında hiç polis yoktu ve poliste ilk iş, bonbadan yaralananların
üzerine gaz bombası attı. Bu son saldırda da, son derece ilginç ayrıntılar
içeriyor. Saldırgan rahatça ülkeye girmiş, aylarca saklanmadan yaşamış, keşif
yapmış ve her zaman kaldığı evde, olaydan bir saat sonra yakalanıyor. Kendisi
has Arap ama Kürt örgütü PKK için çalıştığını ifade ediyor, PKK ise bunu
yalanlıyor. Saldırgan yakalanıyor ama saldıgana yardım ve rehberlik edenlerin
neredeyse hepsi kayıp. Saldırı sırasında türbanlı ve makyajdan yüzü bembeyaz
olmuş, yakalandığında saçı açık fotosu çekildiği için utanıyor. Öte yandan
türbanlı kadının ojeli ve upuzun tırnakları var. (Gerçek türbanlılar, abdeste
engel olduğu için, tırnak uzatıp, oje sürmezler.) Saldırgan, iktidar ortağı
MHP'nin ilçe başkanı üzerine bir telefon hattından konuşuyor. İlçe başkanı da
kimlik fotokopisi ile hat alınmış, diyor. Bu işler, böyle kolay mıydı? Bu olay,
muhalefet partisinden birinin başına gelse, mağduru bizzat Şırnak
valiliği koruyacak mıydı?
Peki bizi ne bekliyor? Tekrar 10 ayrı patlama mı? Ankaralılar
Kızılay'a gitmesin mi? İktidar ve paydaşlarının kalesi gibi görünen ama ciddi
oy kaybettiği yerler mi hedef olacak? İktidar, aradan geçen yedi yılda toplumun
değişmediğini, gene oy kazanacağını mı sanıyor. Saldırının arkasında iktidar
yoksa, saldırganların amacı iktidara destek mi, köstek mi? Bunlar da, iktidarda
kalamazsa yok olacak siyasal din için hayati sorulardır.
Satrançta konumu karıştırma diye bir deyim vardır. Özellikle
kaybetmek üzere olan ya da kilitli konumu açamayan saldırgan, ne olduğu
ilk başta anlaşılmayan bir hamle yapar. Savunma mıdır, saldırı mıdır
belirsizdir.
Biz gene de 7 Haziran, 1 Kasım arasını yeniden hatırlayalım. Çünkü
o zaman da konumu karıştırmışlardı.
Comments
Post a Comment